© 2022 Tüm hakları saklıdır. Developped by ordek.co .

ya ormana gecikirseniz?

Aralık 30, 2024
Özgür Keşaplı Didrickson

Paylaş

Yine dengesini ayarlayamamıştım medeniyetin (!) ve yabanın. Çocukluğum İzmir’de geçtiği için ruhumun, tenimin en içlerine girmiş olan, insan ve beton yığınları olarak üzerine üzerine yürüdüğümüz ormanların, göllerin, çayırlıkların haykırışları karşısında delirmememi sağlayan Kemeraltı elime tutuşturduğu paketlerle eve en kısa yoldan göndermeye çalışırdı beni. 

Metro yoktu o yıllarda, şimdi var. Kemeraltı’nın özgün gücü ittirirken o en yakındaki metro durağının da beni kendine doğru çektiğini hissettiğim olur. “Uyum sağlayabiliyorsun, hatırla. Bugünlük fazla geldi. Hemen geç öte tarafa, arın”. 

Bir gün ormandı öte taraf, bir gün metro kalabalığına karışmak, bir gün göl, bir gün bir gökdelenin asansöründe gitmek; aşağı ya da yukarı. Ancak işte bazen şaşırmak ve kaybolmak. Yeni evlerine taşınan arkadaşlarındaki yemeğe gideceğim derken kendini ormanda bulmak. Orman mıydı beni kendine çeken, bilerek ona daha çok ihtiyacım olduğunu o an, yoksa ben miydim ona daha çok ihtiyacım olduğunu bilerek, bilerek şaşıran rotasını? Arkadaş ziyaretleri ertelendiğinde başa ne gelebilir ki? Ya en içiniz ormana ihtiyaç duyduğunda gecikirseniz?

25 Aralık 2024


görsel: Erik Johansson


Diğer Yazılar

masalların söylemediği şeyler: prensesler uyanmak için neden bir prens bekler?

Masallar güzeldir… Ejderhalar, konuşan aynalar, prensesler, prensler, uçan halılar…  Ve masallarda he…

aynı gecenin farklı estetik protokolleri: techno & k-pop 

Yağmurun camda bıraktığı izleri dalgın dalgın izlediğim bir akşamdı. Odanın içine yalnızca loş bir lambadan çıkan ış…

aynı gün

Yakılmamış mumun güneş ışığından  sararması hüznün katmanları ve kimsesizliği. Kendisinin sahipsizliğine,…



© Tüm hakları saklıdır. Developped by ordek.co .