© 2022 Tüm hakları saklıdır. Developped by ordek.co .

Chiaroscuro: Işık ve Gölge Kombinasyonu Üzerine Bir Bakış ve “Meryem’in Ölümü”

Nisan 15, 2026
Hazal Tanrıverdi

Paylaş

Eserin görsel özellikleri, ona nasıl baktığımızı ve ondan nasıl anlamlar çıkardığımızı belirler. Bize görmediğimiz bir şeyi göstermeyi hedefler. Bu stratejiler sanatçı, sanat eseri ve izleyici arasında bir üçgen kurmaya yöneliktir. Ne mutlu ki, izleyicilerle buluşması ve zihin anlamlandırılmaları üzere sanat eserleriyle bir araya geliyoruz.

Peki, bir esere bakarken, ışığı nasıl kullanırız? Hikâye, duygu durum ve ışık-gölge ilişkisi arasında bir denge vardır. Sanatçılar eserlerini yaratırken ışığı bir hikâye anlatmak, duygu durum yaratmak ya da ortamın kendisini betimlemek olarak kullanır. Işık etrafımızda olup biteni bize gösterirken, gölge onları karanlıkta bırakarak leziz bir kontrast yaratır ve form, şekil, desen üçlüsünü bize bu şekilde göstermeyi hedefler. Bu yazıda ise, bu üçlüyü derinden hissedeceğimiz Chiaroscuro’nun mucidi olan Caravaggio’nun eseri “Meryem’in Ölümü” isimli tablosuna inceleyeceğiz:

1605 tarihli olan eser, Roma Santa Maria Della Scala del Trestevere kilisesi için yapılmış ve şu an Louvre’da sergileniyor. Batı sanatında çok fazla resmedilen ve Hristiyanlık için önemli bir konu olan Meryem’in Ölümü yani “Koimesis”, Caravaggio’nun üslubunda oldukça yalın formda tasvir edilmiş. Bu konuda ele alınan bir tabloda Meryem’i göğe yükselirken ya da onu cennete götürmek üzere olan melekler görmeyi bekleriz. Ancak burada figürlerin karakteristik özellikleri dikkat çekiyor. Dini bir konu işlenmekte, ancak hepsi günlük bir formda verilmiş. Meryem, ruhani bir şekilde verilmektense, onu herhangi birisi zannedebileceğimiz formda resmedilmiş. Yani resim, Caravaggio’nun eserlerinde gördüğümüz Katolik inancındaki öykülerin, ilahi kişilerin günlük hayatın içinde canlandırılmasının farklı bir örneği. Kusursuz detayları ve zarifliği reddeden Caravaggio’nun, tam bir duygu durum iletme realitesiyle verilmek istenen yas duygusunu en derinden hissediyoruz.

Resme baktığımızda Meryem, diagonal bir şekilde yatıyor ve başarılı perspektif ile hemen yanında yas tutan genç kadın neredeyse bizim bulunduğumuz alandaymış hissiyatı veriyor. Çevresinde diğer yas tutan kişilerde havariler. Günlük hayatın içinden, sanki sıradan kişilermiş gibi vurgulanmış. Kompozisyon son derece ustaca verilmiş. Koyu renk tonlarının işlendiği ve bilhassa yukarıda kırmızı kumaşın kıvrımlarının sahneyi çevrelemesi 1dramatik bir etki vermiş. Işığın sol taraftan verilmesiyle gözler kademeli şekilde Meryem’e çevrilmiş. Barok resim tarzının tipik özelliklerini taşıyan bu eser hareketli, dramatik ve yoğun Chiaroscuro tekniğini gördüğümüz bir tablo. Figürlerin eylemleri ve yas süreci çok net ve belirgin. Sahnenin çarpıcı sertliği bütün gerçekliğiyle ortada. İlahî olanın, içinde yaşadığımız dünya tarafından kucaklandığı leziz bir Caravaggio dokunuşu; cesaret, karanlık ve hayatın bir parçası olan “yas”…


Diğer Yazılar

Anne! Rüyamda Kurtlar Gördüm:  The Company of Wolves (1984) Biraz Psikanalitik Bir Okuma

–  I’ll tell you a story of a wounded wolf.(Sana yaralı bir kurdun hikayesini anlatacağım.) “Kurt, etoburluğun vü…

yüksel

YükselGökyüzündeki zeytinUmut ışınlarıGülüyorumBir şansın şansıYaşıyoruz çünkü yapıyoruzYapıyoruz çünkü yaşıyoruzcau…

-0, yani eksi sıfır

ve ben korkuyorum dünyayı görememektenzayıflamaktan ve yüklerimden kurtulamamaktanbeynimi kemiren tilkilerin kafamı …



© Tüm hakları saklıdır. Developped by ordek.co .