© 2022 Tüm hakları saklıdır. Developped by ordek.co .

masalların söylemediği şeyler: prensesler uyanmak için neden bir prens bekler?

Temmuz 21, 2026
Seçil Genç

Paylaş

Masallar güzeldir…

Ejderhalar, konuşan aynalar, prensesler, prensler, uçan halılar… 

Ve masallarda her şey mümkündür. 

Prenseslerin kendi kendini kurtarabilmesi dışında!

Masallar tuhaftır da…

Prensesler uyur, sadece uyur. 

Uyanması için gereken ise ”Bir ilk öpücüktür!”

Öpmesi gereken de belli. ”Bir prens!!!”

Sarayın bahçıvanı öpse uyanmayacak!

Ya da prensimiz trafiğe takılsa, pardon atının ayağı burkulsa? 

Bütün kaderimiz, tanımadığınız bir adamın işe zamanında gelmesine bağlı. 

Düşünsenize…  Çok gergin bir ortam. 

Prensesler hep güzeldir ayrıca.

İnce belli, ışıl ışıl saçlı, al yanaklı, kırmızı dudaklı…

Bir prensin beğenme ihtimali ne kadar yüksekse, mutlu son ihtimali de o kadar yüksektir. 

Prens gelir, altın oranı hesaplar, o sihirli öpücüğü kondurur.

Matematiği kötüyse, elmacık kemiğinde biraz çıkıntı var deyip öpmeyecek!

Ormanın bir köşesinde, yaz kış demeden matematiği daha iyi ya da bu prensten kötü bir başka prens gelsin diye yüzyıllarca bekle dur. 

Prensler de ilginçtir. 

Hep doğru zamanda gelir!

Prenses kaybolur, zehirlenir, uyur!!!

Ormanda çiçek toplarken gelmez nedense… Çamaşır yıkarken ya da soğan kavururken de.

Belki de masalların en sihirli kısmı ejderhalar değildir.

Zamanında gelen prenslerdir!

Masalları severek okuruz; ah güzel çocukluğumuz…

Ama kimse bize şu soruları sormayı öğretmez:

Pamuk Prenses neden kendi kendine uyanmadı?

Neden cadıyı kendi yenemedi ve cadılar neden hep kadın?

 Ya da neden hikâyesinin sonunu kendi yazamadı?

Bu soruları büyüyünce anlarsınız; mesele hiçbir zaman bir öpücük değildir. 

‘’Kendini kurtarmak yerine bir kurtarıcı beklemeyi öğrenmektir.’’

Uyuyan güzel uyanmaz; külkedisi gidemez; Rapunzel inemez…

Yani masallarda prensesler bile hep eksiktir. Bazen sesi eksiktir, bazen cesareti, çoğunlukla özgürlüğü!  

”Kısacası, prenses de olsan hikayeni kendi yazma hakkı…”

Çocukken bize anlatılan aslında prenslerin ne kadar güçlü ya da cesur olduğu değildi belki de kulağımıza usul usul mırıldanan şuydu:

‘Hiçbir kadın, kendi hikâyesini tek başına tamamlayamaz.’

Belki de bu yüzden masallar hep mutlu sonla biter.

”Ama prenseslerin hikâyesi, mutlu sonlarda değil; kalemi eline aldığında başlar.”


fotoğraf: Bubble Gum Girl, 1984, Joseph Szabo


Diğer Yazılar

aynı gecenin farklı estetik protokolleri: techno & k-pop 

Yağmurun camda bıraktığı izleri dalgın dalgın izlediğim bir akşamdı. Odanın içine yalnızca loş bir lambadan çıkan ış…

aynı gün

Yakılmamış mumun güneş ışığından  sararması hüznün katmanları ve kimsesizliği. Kendisinin sahipsizliğine,…

müezzin mayakovski’nin son ezanı

allah dostu olmaya kaderli müezzin mayakovski,üç yaşındayken,,yenilmez bir öngörü,ile müjdelendi,,gönlü ona parça pa…



© Tüm hakları saklıdır. Developped by ordek.co .