© 2022 Tüm hakları saklıdır. Developped by ordek.co .

Dalí’nin düşünce sistemi ve Narcissus’un Metamorfozu’na bir bakış

Haziran 24, 2025
Hazal Tanrıverdi

Paylaş

“Uyuşturucu kullanmıyorum, ben kendim uyuşturucuyum.”

Salvador Dalí

Tiyatrodan, filmlere; modadan fotoğrafçılığa, ressamlığa ve hatta mimariye kadar uzanan geniş yelpazesiyle tarihin vazgeçilmez İspanyol ressamı Dalí… Delidir, hoştur, aşktır. Mükemmeliyetçiliği sevdiği kadar, hiçbir zaman mükemmel olunamayacağının da altını çizer. Kusurların bir altın kıymetinde ne denli güzel ve özel olduğunu vurgular. Çizme eyleminin net bir iletişim aracı olduğunu görmüş ve iletim için gerekeni yapmıştır. sanatta gizemli ve esrarengiz oluşunu sever. Bu yüzden insanlar üzerinde “merak uyandırıcı” bir yön bıraktığını vurgulamıştır. İnsanlar tarafından anlaşılmayı değil, sanatını üretmeyi ve iletmeyi amaç edinmiştir. Ve şu sözleriyle içinde olduğu durumu açıklar:

“Bir deli ve benim aramda sadece bir fark var. Deli akıllı olduğunu sanır, ben deli olduğumu biliyorum. Toplumun şaka mı yapıyorum yoksa ciddi miyim gerçeğini bilmesine gerek yok. Tıpkı benim de bilmeme gerek olmadığı gibi…”

Dalí; eserlerinde olmadık objeleri bir araya getirmiş, insan portresini farklı suretlerde resmetmiş ve insanın iç dünyasını resme akıtırken imgelerle oynamıştır. Dali’in gözleri dünyayı bambaşka görmüş ve bunu bütün resimlerinde göstermiştir. Sürrealist sanat anlayışını benimseyen Dalí, yaşam tarzı ile de sürrealist tarzını göstermiştir. Sıra dışı sanatı ve yaşamı hakkında fikir sahibi olmak için Portlligat’daki Salvador Dalí Müze Evi’ne ya da Figueres’deki Dalí Tiyatro ve Müze’sine bir göz atmak gerekli. Sanat, psikoloji, özellikle psikanaliz ile yakından ilgilenen herkes, bence onun yaratıcılığına merak duymadan yapamaz. Tabi sürrealizm denildiğinde Freud’u anmamak ve Dalí’ye sirayet etmiş Freud etkisini de düşünmemek olmaz. Freud’dan epey bir etkilenen sanatçı, gerçekte olanlardan ziyade hayal edebildiği görüntülerle daha fazla ilgilenmiştir. Anlamı zor çözümlenebilen, üstümüzde hipnotik etki yaratan tabloları bugün hala bizi büyülemekte.

Bilişsel hipnotik etki bırakan eserlerden biri de, “Narcissus’un Metamorfozu”… 1937 yılına tarihlendirilen bu eser, Tate Modern’de yer alıyor.

Sağ açıda, topraktan çıkan bir el yumurta formuna benzeyen bir şeyi kavrıyor. Nergis, bu yumurtadan çıkacak gibi görünüyor. Çizgiler ve gölgelerle bölünmüş olsa dahi alanını titizlikle çevreleyen bir sembolizmi var Dalí’nin.

Sol açıda ise, bir su birikintisinden yükselen başka bir el formu var. Bu el de, bir biçimi kavrıyor gibi. Dikkatli incelersek, elden ziyade çömelmiş bir insan vücuduna benziyor. Narcissus’un vücudu. Bu sağ ve sol açıdaki her iki formu da incelerken birbirine eş olduğunu görüyoruz.

Dalí, bir şeyi aynı anda birbirinden farklı şeyler olarak algılayabiliyor ve resminde de yansıtıyordu. Bu üst üste çakışık algılama, onun psikolojik durumunun bir sonucuydu.

Freud, beyinde bilinç ve bilinçaltını ayıran filtreler olduğundan bahseder. Ancak Dalí bunu sanki es geçiyor. Bilinçli ve bilinç dışı olanı aynı anda algılayabiliyor. Beynin bilinçli yanıyla resim yaparken, bilinç dışı ile de sürrealizmini yüklüyor.

Sürrealistlere göre, bilinç dışı olana bilinçli bir zihnin kontrolünün dışında olanlara ulaşabilmek gerçekten önemli çünkü bu onların yaratıcılığının temel taşı. Dalí’de bilinç dışından gelen ilhamı şekillendirirken akademik tarzın mükemmeliyetini istiyor.


Diğer Yazılar

Chiaroscuro: Işık ve Gölge Kombinasyonu Üzerine Bir Bakış ve “Meryem’in Ölümü”

Eserin görsel özellikleri, ona nasıl baktığımızı ve ondan nasıl anlamlar çıkardığımızı belirler. Bize görmediğimiz b…

Anne! Rüyamda Kurtlar Gördüm:  The Company of Wolves (1984) Biraz Psikanalitik Bir Okuma

–  I’ll tell you a story of a wounded wolf.(Sana yaralı bir kurdun hikayesini anlatacağım.) “Kurt, etoburluğun vü…

yüksel

YükselGökyüzündeki zeytinUmut ışınlarıGülüyorumBir şansın şansıYaşıyoruz çünkü yapıyoruzYapıyoruz çünkü yaşıyoruzcau…



© Tüm hakları saklıdır. Developped by ordek.co .