© 2022 Tüm hakları saklıdır. Developped by ordek.co .

eğreti hayatların yersiz çocukları

Haziran 4, 2024
Ebru Altıntas

Paylaş

Karanlığın kente,
Yorgan gibi serildiği bir vakitte,
Ellerim cebimde, gamsızca dolaştım caddelerde.
Herkes bilmem kaçıncı rüyanın eşiğinde.

Karşımda dilini yutmuş,
Koca koca meydanlar.
Sokaklar, çarşılar, dükkanlar.
Benim gibi, gündüzden kalma insanlar...

Bir de içimde dolmak bilmeyen
Şu amansız boşluk.
Bir kara delik gibi, içine çeker beni.
Bu bitimsiz sürgünlüğün kökü neredeydi?

Ve evler...
Ah şu ışığı henüz yanan evler...
Sahi, ev neydi?
Neresiydi?

Herkesin içinde götürdüğü bir yer miydi?
Yoksa kendisinden gittiği bir yer miydi?
Sıla mıydı, gurbet miydi?
Herkesin düşündeki yuva resmi bir miydi?

Anladım ki, kendi yuvasında,
Yersiz kalan çocuklar;
Geri kalan bütün hayatlarda da,
Hep eğreti dururlar.

fotoğraf: Town of New Guerna. Left bank of the Nile. Valley of the Kings. Egypt. 1987. Harry Gruyaert, Magnum Photos


Diğer Yazılar

limbus

Limbus, rüyalar ve onu görenler;yaşayanlar yahut yaşadığını sananlar…Kuytu köşelerde kendilerini seyrederler,kaçınıl…

yaşlar

Fazla hayâl kurdumGün geçtikçe taşıyorlardı buluttanÇise dururlardı ufak ufakKoparmam gerekti bağlarıKorkardım oysa …

Chiaroscuro: Işık ve Gölge Kombinasyonu Üzerine Bir Bakış ve “Meryem’in Ölümü”

Eserin görsel özellikleri, ona nasıl baktığımızı ve ondan nasıl anlamlar çıkardığımızı belirler. Bize görmediğimiz b…



© Tüm hakları saklıdır. Developped by ordek.co .