© 2022 Tüm hakları saklıdır. Developped by ordek.co .

bir kedi gördüm sanki

Temmuz 15, 2025
Berrin Aydın

Paylaş

Yalnızlık mahzeninin gariban yolcusu… Sıkışıp kaldığı karanlık kapanın, iç karartan griliğinde, telleri paslanmaya başlamış eski usul somyada öylece oturuyordu.   Endüljans rahibi siyah renk askeri telefon, umutsuz bekleyişine kahreden bir sûkûtta.

” Hele şu keçe kilime de bir bak! Köyün gri gökyüzüne inat, çirkin kırmızılar, abartılı sarılar, rüküş maviler, avam yeşillerle dolu.” 

   Okul bahçesinin solmuş papatyaları, plastik mor vazoda perişan solmaktalar..

Değişimin ve zıtlığın hükümranı ateşi, kış boyu kucaklamış, yaşlanmış bir döküm soba var, odanın tüm bu garipliğinin ve anlamsızlığının orta yerinde. 

   Kitap okuyordu. Köyün sessizliğine eş, dalgın huzurlu, kelimelerin arasına gömülmüş…

 O, kelimeleri; kelimeler onu okurken… Hüzünlü iç çekişler, özlemle inip kalkan bir göğüs, uzaklarda bir hatıraya takılı kalmış bakışlar, dönmeyecek o yolcuyu beklemenin uğursuz hüznü… “Ne arıyordu burada?” Neyi bekliyordu? “

  Tek örgü ile sağ omuzundan sarkıttığı saçları, zayıf, incecik bedeni, genç yaşına yakışmayan yorgunluğun izleri… Cenin pozisyonunu almıştı o somyada. Ana rahmine sığınan küçücük bir embriyo. Mini minnacık bir fasulye tanesi. Plesentanın güvenli çemberi hayal ile gerçek arasındaki ince çizgide saklanmıştı adeta. “Benim evim mi şimdi burası?” dedi.

” Evimde kitap okuyorum.” 

    Bir tıkırtı duydu önce, giderek temposuna arttıran. Yavaşça kafasını kaldırdı okuduğu kitaptan. Nereden geldiğini anlamaya çalıştı önce. Öğlen güneşinin ışıl ışıl aydınlattığı oda, tıkırtının sahibini yansıtmıyordu bir türlü. Ses şiddetli bir uğultuya dönerken, boruları söktüğü boşluğa yerleştirdiği takvim yaprağına ilişti gözleri. Zamanın göreceli kahırsalı. Onun için zaman, kurum dökülmesin diye aldığı bir önlemdi sanki. Yırtıldı bir anda boşluğun korkunç sûkûtunda. Zaman yırtıldı. Pare pare oldu. Saçıldı küçük evreninin büyük yalnızlığına. Gri, tüylü, ağzından korkunç sesler çıkaran bir canavar düşüverdi ana rahmindeki güvenli evine. Gri bir canavar.  Zaman sayacını parçalayarak, onun zamanına denk gelen. 

   Korku aklın üvey kardeşiydi. Hiç geçinemeyen iki düşman kardeş. Biri eve gelince, nedense diğeri hep kapıyı çekip çıkardı. 

 Çığlıklar vardı şimdi tek göz odada. “Nerden çıkmıştı bu canavar? Ne istiyordu ondan?”   Bir çizgisi ya da denklemi yoktu odada cereyan eden manzaranın. Önde zaman yolcusu, arkada canavar… Sûkût yerini çığlığa bırakarak… Tek göz oda ve ahşap sokak kapısı. Endüljans telefon, buzdağı döküm soba, görgüsüz keçe kilim, beli bükülmüş yaşlı somya.. Kimse anlamıyordu ki bu hengâmenin sebebini.

 Bu yeni yetme de kimdi? Gözü dönmüş gri canavar, tek göz oda, cenin evin kıyameti miydi yoksa? 

Aklın, kardeşi korkuya çelme taktığı bir an geliverdi apansız. Ahşap sokak kapısına uzandı eli zaman sürgününün. 

    Güneş tek göz odaya misafir oluverdi apansız. Işıkları aydınlatırken karanlığı, canavar hızla, aynı garip sesle tıslayarak uzaklaştı aralık kapıdan.

    Çığlıklarının şaşkınlaştırdığı, tüm köy ahalisi çoluk çocuk kapıya üşüşmüş, geldiği günden bu yana “öteki” olduğunu belledikleri garip varlığa şaşkın gözlerle bakarken. “Ne oluyor?  Ne var? Neden bağırdın?” 

 ” Canavar!!! Canavar!!!! 

 Elinde salçalı ekmekler, iştahlı bir aymazlıkla kemiren, solgun ve kirli yüzlü köy çocukları.  Hemen ayak uçlarında dolaşan, gri, tüylü bir varlık

 Titreyen elleriyle işaret etti

” Canavarr!!

 “Ne canavarı ayol!” dedi, gün görmüş köylü kadınlardan biri. Kedi o!

   Suratına bakan, gülüşen  köy çocukları. Umarsızca çöpleri eşeleyip, yiyecek arayan gri, tüylü varlık… Düşle gerçek arası bir yanılgı.  Zamanda ve mekânda cenin yuvasına gitme özlemi. 

  Korktuğu gerçekten bir kedi miydi???


fotoğraf: Daisuke Yokota


Diğer Yazılar

Chiaroscuro: Işık ve Gölge Kombinasyonu Üzerine Bir Bakış ve “Meryem’in Ölümü”

Eserin görsel özellikleri, ona nasıl baktığımızı ve ondan nasıl anlamlar çıkardığımızı belirler. Bize görmediğimiz b…

Anne! Rüyamda Kurtlar Gördüm:  The Company of Wolves (1984) Biraz Psikanalitik Bir Okuma

–  I’ll tell you a story of a wounded wolf.(Sana yaralı bir kurdun hikayesini anlatacağım.) “Kurt, etoburluğun vü…

yüksel

YükselGökyüzündeki zeytinUmut ışınlarıGülüyorumBir şansın şansıYaşıyoruz çünkü yapıyoruzYapıyoruz çünkü yaşıyoruzcau…



© Tüm hakları saklıdır. Developped by ordek.co .