© 2022 Tüm hakları saklıdır. Developped by ordek.co .

ölü balıklar kayıp

Temmuz 22, 2025
Sümeyye Özyurt

Paylaş

Yorgunum
(akvaryumun içinde olmayan bir şeyden)
bir acının gölgesinde yaşamaktan değil,
gölgenin kendisi olmaktan.

Ağlayamadım kaybettiğim balığıma.
Öyle herhangi bir gün
gibi değildi.
Bazı şeyler ters gitti
bazıları hiç gitmedi.
Yarım kalan her şeyin ağzı açık
bir balık gibi.
O gün
yüreğimin kapağını kapattım.
Çırpındım.
(boğulmak istemeyenlerin ilk refleksi budur)

Tüm ölü balıklar
birden gittiler.
Belki ben gönderdim.
Belki hepsi hala buradaydı
ama suyun üstünde.

Ben yorgundum.
Herkes
çok yorgundu.
Kimsenin içi
dinlenmeye uygun değildi.

Şimdi yıllar
geçti / geçmedi
arada aklıma geliyor soruyorum
kendime en çocuk sesimle:
“ölü balıklar nereye gider?”
(ya cevap verirse? ya değişirse her şey?)

Merak etsem de
bilmek istemiyorum.
Çünkü bazı bilgiler
ölü balıklar gibidir
nereye gittikleri bilinmez.

Çoktu.
Çok fazla balık.
Bir tanesi var
(en neti)
en çok kaçındığım
gölgesiyle bile konuşmadığım.

En çok o yoruyor beni.
En çok o kalıyor içimde
kocaman bir deniz,
tuzlu, bulanık.
Derin.

O gitmedi.
Hiçbiri gitmedi.
Ama biri
bir tanesi
biliyorum.
O hiç gitmeyecek.

Sahi,
ölü balıklar nereye gidiyor?

fotoğraf: Albarrán Cabrera, The Mouth of Krishna serisinden


Diğer Yazılar

Nobel’in sıradan kadınları: güzellik buyruğuna direnen yelek

“İnsanları körü körüne bağlılıklardan, sloganlara, söylevlere, liderlere ve grup duygularına itaatten kurtaracak ola…

doksan sekiz

bazı şeylerin acısını sonradan hissediyor,bazı acıların sebebiyle de sonradan yüzleşip hissizleşiyorduk. Ölümün n…

Bizans sanatında dini figür tasvirleri ve sembolleri üzerine bir inceleme

Ortaçağ ve Erken Dönem Rönesans eserlerinde (tablo, fresk, ikona) sanatçılar kutsal figürlerin tasvirinde, bu figürl…



© Tüm hakları saklıdır. Developped by ordek.co .