© 2022 Tüm hakları saklıdır. Developped by ordek.co .

Hüseyin Avni Lifij’in Kadehli-Pipolu Otoportresi Üzerine

Haziran 6, 2023
Azat Meriç

Paylaş

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’yle ilişiğim olmadan önce resme saygı duyardım ancak ilgilisi
değildim. Ünlü birkaç ressamın adını bilir, eserlerini çıkaramazdım. O zamanlarımdan yadigâr bir
resim olan Avni Lifij’in bu otoportresi tanıdık geliyordu. Türk Sanat Tarihi’nin gerçekten nadide
eserlerinden, her bakanın kendine bir yerden yakınlık hissettiği bir portre. Ressamın silüetini ifade
ederken yansıttığı aşırı romantizm-melankolizm duyguları ve bunları doğru renk ve poşadlarla ifade
etmesi, halk içinde onu içimizden biri olarak kabul etmeyi, sanki ailemizin bir bireyiymiş gibi evimizde
ağırlamamıza zemin hazırlamış.

Sembolizmine gelecek olursak, 20’li yaşlardayken 40’lı yaşlarını resmetmesinden bağımsız olarak
elinde tuttuğu içki kadehi ve piposuyla beraber bir de sol omzunda delik deşik bir çorap görüyoruz.
Aldığı yüz ifadesi ise çapkın, serseri ve sanki başına gelmiş olaylardan ders almamışçasına yeni
maceralardan vazgeçmeyen bir görüntü içerisinde. İçten gelen, kasıtlı olmayan şairane bir tavır,
duyarlılık ve dışavurumculuğun en tatlı hali. Pipo ve eldeki kadeh, geçmişini sembolize ettiğini
düşündüğüm delik deşik çorabın hemen sol omzunda olmasını umursamaksızın keyif ile içilmeyi
bekliyor. Ressamın bu ahvalini edebiyat yönüne atıfta bulunduğum bölümde biraz açığa çıkarmak
istemiştim. Yukarıda sanayi devrimi ile ilgili bir yazısının son iki cümlesini hatırlayacak olursak “Aman,
neme lazım? Tatlı uykumuzu ihlal etmesin de…” diyordu. Bu kadar önemli bir konu hakkında fikir
yürütürken bile kendi mutluluğunu göz ardı etmeyen bir tavrı görünce, kendisine dair bu portre, bize,
ressam hakkında bazı ipuçları veriyor.

Karşıtlıklarla dolu portreye baktıkça sanırım demek istediği, hüzün, mutluluk, keder, gurur, keyif;
bunları sıraya sokamayız. Hayatta hepsi çok hızlı bir sırayla kendini bize gösterir ve geçer. Önemli olan
hiçbirinin kalıcı olmayacağını unutmamak ve ona göre hayatını sürdürmektir. Bu yüzden biraz gamsız
olmak, mutlu olmak için yerinde olacaktır.


Diğer Yazılar

bir dakika

Dış kapıdan çıktım. Sokağa adım atınca Gizli Yüz’ü biraz düşündüm. Bu filmleri böyle anlaşılmaz ve soğuk yapan şeyle…

Name As A Form Of Home: Writing on Qinyuan Lei’s “The One Who Runs Away Is the Ghost”

International Documentary Film Festival Amsterdam (IDFA) is known as a safe bet for works involving highly personal…

after hours

We made it -Not a lie!- We’ve made everything -roar a hurray to us!- We’ve created a pulp electri…



© Tüm hakları saklıdır. Developped by ordek.co .