Bir kısır döngüdür ya bu gönül işleri; Gidenler, kalanlar, mâsumlar, günahkârlar. Bir kuytu köşede sarılmayı bekleyen yaralar. Meydan savaşlarından çıkmışçasına Yağmalanmış, bitap düşmüş umutlar.
Her yeni gelen başkasından kalma Kırgınlıklarla çalıyor kapımızı. Belki de iyileşme umuduyla Sarılamayan yaralarını.
Oysa aşk, hesap kitap işi değildi. Ne mantık, ne de nefsti. Sadece bir gönül meselesiydi. O da herkesin harcı değildi. Bu yüzden yanlış kalplerde yitip gitti.
Derin izler bırakıyor, Her yara zamanla iyileşse de. Yitip gidiyor bir parçamız her ilişkide. Geriye bir tek sen kalıyorsun yine kendine. Bir yanı eksik, yarım. Eski senden eser kalmıyor geride.