© 2022 Tüm hakları saklıdır. Developped by ordek.co .

Etiket: ayberkaykul

müezzin mayakovski’nin son ezanı

allah dostu olmaya kaderli müezzin mayakovski,
üç yaşındayken,,
yenilmez bir öngörü,
ile müjdelendi,,

gönlü ona parça parça kesitlerde
geleceğe ve bazen geçmişe dair
zamanın ve yalnızlığın
sırlarını verdi,,

bu, harika ve inanılmaz,,
gelebilir kulağa,
zaten gözümle görmesem
ben de inanmazdım,,

fakat, sizler ister inanın ister inanmayın, mayakovski, üç yaşından on yaşını,
on yaşından on altı,,
ve on altı yaşından da yirmi altı yaşına kadar her şeyi,,
çoktan görebildi,,

evet yanlış duymadınız,,
yani o, bir şeyleri,
henüz yaşamadan çok önce,,
yaşayacağını biliyordu,,

yeni biri ile tanıştığında, merak değil, hatırlama hissederdi,
ve mesela, müezzin olacağını,, onu hangi şehirlerde nasıl bir aşkın beklediğini,, hangi partilere oy vereceğini,, bir sonraki evinde salonuna sereceği halının rengini,, ve desenini hatta,,

mayakovski on altı yaşında söz verildiği gibi
yirmi altı yaşına geldiğinde,
tuhaf bir şey oldu,,
hayatta ilk defa,, daha ilerisini, göremiyordu,,

elbette ki bu, hepimiz için zaten olağan olan durum olduğundan,, daha ilerisini görememe durumumuzun barındırdığı gizli bir anlamın bulunup bulunmadığı sorusunu kendimize sormayız,,
çünkü bize göre,, kim bilebilir zaten yarın ne olacağını,,

fakat yarın ne olacağını
yirmi altı yaşına dek bilebilmiş
mayakovski için
bu soruyu sormamak kayıtsızlık olurdu,,

mayakovski’ye göre daha ilerisine dair kesitlerini neden göremediğinin tek bir gerçekçi açıklaması vardı,, bu da yalnızca yakında öngörebileceği bir geleceğinin bulunmaması olabilirdi,,
demek yakında ölecekti,,

lütfen kimse mayakovski üç yaşında yenilmez bir öngörü ile müjdelendi diye onu melek ya da cin falan sanmasın,,
o da hepimiz gibi kimsesiz, hepimiz kadar fakir,
ve çoğumuz gibi hisseden yürekli, bir garip insandı,,

hatta gelecek zamanın kesik bilincine karşı çaresiz,,
karanlık, sıkıcı ve suskun biriydi,,
bir görseniz,, sanırsınız erkek değil
sanki yün yelekli bir bulut,, yağmurlar yüklü

yakında öleceğini anlayınca çok korktu,,
günlerini hayretler içinde
tekrar öngörebileceği bir yaşama sahip olabilmeye bir neden yaratmak için çalışarak geçirmeye başladı,,

daha sonraları,
hepimizi kuşatacak
işgalci bir hacıyatmaz yorgunluğu böyle doğdu,,
ilkin mayakovski’ye musallat oldu,,

yaşamında yeni bir neden yaratabilirse eğer
ölüme giden kaderinin seyrini değiştirebilmek
ihtimali yani,,
yaşam kurmak onun için,

ki,
yirmi altı yıldır her şeyi önceden bilmesine rağmen,
yaşadığı bir tek ayrılığa bile,
engel olamamışken üstelik,,

bu ihtimali kovalamacası tam on sene sürdü,, ve
avazı çıktığı kadar son bir ezan, on dört martta intihar

bu hayatta ölmek güç,, yaşamaksa yeni değil kuşkusuz,,
ama, erkek olabilmek yiyorsa, olağan hayata karşı


fotoğraf: “Night Shift” by Ryan McGinley, 29th St Queens, 2026

all things end in Her

dear beloved,,

one day i had decided that i would conquer the whole world tomorrow,, and indeed, i really was going to sit at my desk when comes the tomorrow,, and plan the whole gig,,

however in that case,, i would be able to conquer the whole world only the day after tomorrow,, i realized sadly, then i had to quickly change my mind,, and declared that i would conquer the whole world the day after tomorrow,, as now i was already been busy with my arrival,,

then later on the same day, i arrived at her near,,
and as i now arrived at her near,, i started waiting like a child secretly waiting to be waken up by the kisses of his parents before the last morning he was 7,, i was hoping she would appear,,
she did not appear, nor put her head over my shoulders
suddenly, and without saying a word after all the years,,

but how beautiful was waiting she,, how beautiful waiting near,,

i arrived at her near and waited she at her nearer and the sun was feeling nearer the clouds were nearer,, there were people in balloons riding the sky,, and when they’d look down though in between their legs,, on the ground, people would appear,, i started writing love letters even,, i've told myself that i would write forty fifty love letters,,
to my dear beloved,,
i arrived at your near, and started waiting for you like a lost child who had forgotten to stop running away in a tag game he used to play with his father,
i arrived at your near, hoped you'd appear and put your head over my shoulders
suddenly,, and without saying a word after all the years i've cried my tears,,

how beautiful was waiting she,, how beautiful was waiting near,,

i was sleeping dreams after dreams even,,
dreaming for all this time you've always been nearer in our stories entangled,,
already torched the heart with your fire, started waiting for me right behind my eyes, to be seen through my shames and fear
dreaming a place,, full of she,,
she,, in the sun appearing near, she in the clouds that were nearer
where,, the people riding the sky was she,,
and where the mountains near was no one other

how beautiful was waiting she, how beautiful was her near,,

torched heart, torched the eyes,,
my body was so good at catching your fire,,
now seeing the whole world on fire,, i cancelled my plans for the day after tomorrow,,
,, i decided i've never wanted to conquer the whole world ever anyways,,
after all the years of waiting,, sleeping dreams and crying my tears, it seems i lied to speak this love letter, i concluded.

photography by Sarah van Rij

çiçek apartmanı

çiçek apartmanında güneş hep. 
salondan doğup
balkondan batar.
ve her saat
başka bir hikayeyi çağırır çiçek apartmanında.

çiçek apartmanında ezanlar hep.
üçbir ağızdan okunur.
kurtuluş, kardeşler ve hacı ayşe camiinde
nağmeci müezzinler.
tecvit yarışındadır çiçek apartmanında.

çiçek apartmanında sabah sekizler hep.
hazırolda törenlerle karşılanır.
istiklal marşı için liseliler
bir dakikalığına.
sevdiklerinin ellerini bırakır çiçek apartmanında.

çiçek apartmanında gel de sabah erken kalkma.
efendiler var ya.
çiçek apartmanı insanı adam eder.
itin kopuğun yeri yoktur çiçek apartmanında.

çiçek apartmanında on iki numara
yan komşum güzeller güzeli mira.
alt katta doktor marta
ve yönetici leyla
hanım. italyan liseli
eski türkiye bankacısıdır çiçek apartmanında.

çiçek apartmanında salonun tam ortasında
antika bir mangal.
içinden halıya dökülen mosmor
telgraf yapraklarıyla.
koltuğumda ben. arkama yaslanmış.
ve sürekli bakışıp durduğum
viktoryalı iki leydi. karşımda. şapkalarıyla.
ve kurtuluş caddesinin esrarlı sesleri
düşer canıma çiçek apartmanında.

çiçek apartmanında bir abdal.
dert çeker.
yalnızlık güzeller.
ölümlerini düşler.
en güzel çağında.
kadınlar gelir geçer
en güzel çağında.
ama beşyüzdolarlık avizeler
ışığında en güzel çağında.
kadınlarla yattığı yetmez.
bir de inanması gerekir
kadınlarla yattığına.
bir abdalın çiçek apartmanında.


görsel: IN by Benjamin Donaldson, Ottilie Leete, and Lisa Kereszi

son abdalın düşkünlük kabul töreninde söyledikleri

senin için güzel
her şey senin için
ellerim senin, gözlerim

dünyanın bin bir türlü hali,
bu sonsuz mavi uçurumdan düşen yalanlar
cilt cilt, dört büyük cilt, senin.
ve topraktan biten koca koca pipili adamlar,
futbol maçları, doru atlar ve halkoyunları
oratoryolar, entrikalar,
sıkılınca hemşirelere gitmeler filan.
akçin yörükoğlu atilla millik ortaokulu,
senin için.

Salih Babanın gördüğü yangın gibi
her yerimde sen, bırak!
sen bir doğurgan yalnızlık
ardında her şeyi az hüzünlü bırakır gider gibi
su kestaneleri gibi yeşil gibi
manavları bırakıp bir yeni bağlara
bahçelere gider gibi,
seni yollara, seni kavuşmalara,
seni isyanıma, seni seni!
en çok da elmacık kemiklerimde bulmayı seni.

dünyanın en güzel çiçekleri
nasıl kulağının arkası kokuyor, bilemezsin.

zaten insan yüzüyle yanaklarıyla sevmeli
bir kere gerçekten sevdi mi.
ister yedisinde ister yetmişinde olsun.

ben razıydım yoksa ömrümü adamaya
elinde terazisiyle o dilber kadınla
kol kola
haklıyı hakkıyla buluşturmaya.
gel gör ki,
her sabah ilk iş tıraş olmam,
allahı bıyıklarında bulmuş
tembel adalete hürmet ettiğimden ya da
birçok denizler kurutmuş
mahkeme koridorlarına değil,
senin için.

senin şu gözlerinde
kalabalık bir rüzgar, bir bildik deniz
eski bir türkü
anadolumun yüce dağları
dağların efendileri ağaları..
dört mevsim kışoğlukış palandöken’de
karların altına
sessiz bir bahar ektim
senin için
kar sularını toprağa
delişmen bir sevda gibi işledim.
çiçek açtım, filizlendirdim.
öksüz bir doğan buldum, tuttum sevindirdim.

insan yüzüyle yanaklarıyla sevmeli
bir kere gerçekten sevdi mi.
isterse bir dağ olsun.
tuttum palandökene
sinekkaydı bir tıraş çektim.

senin o ağustos çeşmeleri yüzünü buldu
içinin ürpermelerinden bir of çekti
karşıdaki şehirlere dert oldu
bir of daha çekti,
OOoof of
eteğindeki âşıkların sazlarına
karıştı, nazireler oldu
AŞIK SÜMMANİ AŞIK REYHANİ VE SITKI CANEY ATIŞMASI
Sümmani-ben en sevdalı yaşında bir delikanlı bir eşkıya
ben bacaları sigara diye tüttüren palandöken
ben yalnızlığa mahkum bir doğu ayazı

bir dedem var gençliğinde ayılarla güreşmiş
öbür dedem var tam onbir yaşında evlenmiş
bir de sevdam var onu sorma
hep zamansız gelmiş

onu sorma o içime yangın
onu sorma ben söylemem
karların üstüme üstüme yağmasında
bir bildiği var tanrının

onu sorma benim ezelden beri
gözlerime yaş değmemiş
hep denizlere dökülüp
kana bulanan asker bile
göğsümde donarak son nefesi vermiş

Reyhani-palandöken can sana
sen yiğitoğlu yiğit
sen eli ayağı koca ırgat
sen hep sancak nöbetinde
bizi rahat uyutan çavuş
sen en sevdalı yaşında
bir delikanlı eşkıya
ama ne zaman sana biri anadolu’yu sorsa
palandöken can sana
sen tutuk sen yavan sen gariban
sen öteki beriki sen bir yaban
iyi kalpli ve anlayışlı ve gösterişsiz
anadolu karşısında

Caney-bana güzelden bahsetme atık
büyümesin yalnızlığım
hiç yol görmemiş dağların ardında
ben deli deli yırtıcı kuşlara alışkın

benim sevdamla yalnızlığım böyle iç içedir
önce korktuğum babamdır
hiç okşanmamış başımdadır
bir vesikalığın ardında sonra
nasıl söylenir bilinmeyen sözlerin ardında
garipsi düğünler, silah seslerindedir
altıncı çocuğumun adı yeterdir.
sevdamı yalnızlığıma bağlayan
ikinci çocuğum kaderdir.
ben de bu şarkıyı bildim
cönküme inci inci dokudum.
sevdalı değil,
karasevdalıyız!
erzurum çarşı pazar
senin için

senin için güzel
her şey senin için
ben en doğulu yaşında delikanlı,
parça parça ettim kabuklarımı
buz tutmuş yargılarıma
kalbimi vura vura
ibrahim gibi
yana yana
çırılçıplak cümbür cemaat
aşka abana abana
CÜMBÜR CEMAATİN İLMİHALİ
cümbür cemaatinde imanın şartı 2’dir
biri aşka
biri abanış
cümbür cemaat aşka abanıyor

cümbür cemaatinden olabilmek için
şu sözleri 2 kez tekrarlamak yeterlidir
fly pan am drink coca cola
fly pan am drink coca cola

cümbür cemaat aşka abanıyoruz

hem cümbür cemaatinde
yalnız 2 ölümcül günah vardır
biri umut
diğeri obezite
hiç durmuyoruz, ummuyoruz
cümbür cemaat aşka abanıyoruz

cümbür cemaatin 2 de büyük farzı var
birinci aşk 2ncisi abanış
cümbür cemaat aşka abanış

cümbür cemaat geceleri uyumuyor
ibadet ediyor
ramazan ayında orucunu
sabah acıkınca açıyor
geceler boyu
cümbür cemaat aşka abanıyoruz

cümbür cemaatin günaha doygunluğu
şeytanı ürkütüyor
ne zaman bir güneş batsa
içimizden bıçak gibi ayetler geçiyor
gönlümüz parmaklarımızdan damlıyor
cümbür cemaat aşka abanıyoruz

cümbür cemaatin mucizeleri
gökten değil
topraktan gelir
ince bilekli
2 gözlü 2 kulaklı.
çünkü cümbür cemaatin allahı
ayet diye cümbür cemaat aşk indirdi.
cümbür cemaat bunu,
pek hoş bulurduk.

cümbür cemaat her yerdedir
cümbür cemaat karındır
ama unutmayınız ki
cümbür cemaat vegan değildir.

cümbür cemaat yamyamdır
dudak patlatır
süte kan karıştırır ve fikrimce
tüm yamyamlar biraz hümanist de olmalıdır.

cümbür cemaatin zemzemi
çıplak ayak şarabı
susadıkça içiyoruz,
cümbür cemaat aşka abanıyoruz
hep utandığım
şu koca ellerimle
insan saçı okşamayı öğrendim
senin için ve
tüm gerçeklerine inat newtonun
kuşların gökte kanunla uçmadığını
tüm halkımıza ilan ettim.
sonra bunu
dünyanın tüm çocuk ders kitaplarına
on dördüncü ünite
ilga kanun diye eklettim.
RESMİ GAZETE
tüm gerçeklerine inat
newtonun
yeni bir gerçek var
kuşlar gökte kanunla uçmuyor
çocuklar
lex posterior çocuklar
derogat
legi priori saçmalıklar
legi priori boomerlar
legi priori nefes darlıkları
legi priori çirkinler
legi priori ermeni soykırımı
ve unutmayınız ki
çocuklar
katil balınalar
katil değildir.
katil balınalar
katil değildir.
ama şu ellerimi güzel 
ben hiçbir yere yakıştıramadım
en iyisi al
yanaklarında dursun
300.000 Turgut’u bırak
burnumda tütüyorsun.
senin için güzel
şehirlere doldum,
anneme yabancılaştım,
senin için güzel
bir başıma
allahsız kaldım.

Görsel: Dani Lessnau, extimité.

this is how the void wailed when the light entwined:

overdose of absence, though the night alive,
angel-headed rebels in drum and bass, we dive
deep into madness, her rave shouts, contrive.

through chaos, her echo I’ve seen.

in the silence, stars explode unseen,
echoes of a dance, eternal, keen, even
time itself bows before her, in reverence lean.

in her absence, I find the unseen.

worship flows in rhythms, deep and wide,
a pulse within the void, where shadows hide
her nature, a tide we cannot bide.

in her absence, I find the unseen.

dreamers, we, weave through the fabric of darks,
pursuing unheard whispers, elusive as meteor fights
in shadows, we seek her, a quest for lost sighs.
 
in her absence, I find the unseen.
 
madness cloaks every beating inch of me, her fire to confess,
my heart still yearn, donned all shades of the red
in her room, I scream with her, undressed.

through chaos, her echo I've seen.

Görsel: “Marina Abramović – “Rhythm 0” , 1974 https://vimeo.com/71952791



© Tüm hakları saklıdır. Developped by ordek.co .